« Geri

2014 Yılından Ne Bekliyoruz - 8.1.2014

2013 Dünya hisse senedi piyasaları için önemli yükselişlerin yaşandığı bir yıl oldu. Kurtarma programından ilk çıkan ülke olan İrlanda, dolar bazında %40 getiri sağladı. Benzer şekilde faizleri iki yıl önce kontrolden çıkan Yunan bonoları geçtiğimiz yıl 300 baz puan düşerek yatırımcısına %43 kazandırdı. Amerikan Merkez Bankası’nın varlık alımında azaltıma gitmemesi ile özellikle Avrupa’daki yüksek getirili varlıklara olan talep sürdü. Bu olumlu finansal ortamdan gelişmekte olan piyasalar ise payını alamadı. Amerika Lehman öncesi zirvesinin %20 üzerine çıkmışken, Avrupa ve Japonya’da önemli yükselişler yaşanırken gelişmekte olan piyasalar tam tersine 2013 yılında düştü.(Brezilya %26, Türkiye %13, Hindistan %7)

 

Yaşanan negatif ayrışma 2014 yılına girerken bize bu gidişin devam edeceği yönünde ipuçları barındırıyor. Amerikan Merkez Bankası’nın varlık alımları ile sağladığı destek azalıp yıl sonuna doğru tamamen ortadan kalkacağı için hisse senedi piyasalarının bu seviyelerde tutunabilmesi ancak temel olarak desteklenirse mümkün olabilir. Bir başka anlatımla şirket karlarında büyüme beklentisi oluşmalı. Ancak kar büyümesi için makro ölçekte büyüme olması, sanayi şirketleri için kurların aşağı gelmesi, finans şirketleri için ise faizlerin gerilemesi gerekiyor. Ancak Amerika’nın parasal sıkılaştırma tehdidi altında bu beklentinin oluşması çok zor.

 

2014 yılında yaşanacaklara en yakın senaryo için Alan Greenspan başkanlığında FED’in 250 baz puan sıkılaştırma yaptığı 1994 yılı incelenebilir. O yılı Amerikan borsaları yatay geçirip sonrasında 40 yıl boyunca görülmemiş bir yükseliş yaşamışlardı. Fakat diğer borsalar için resim maalesef pek iç açıcı değildi. Özellikle gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı yaşanması ilk Meksika’da, daha sonra Asya ülkeleri, Rusya ve Türkiye’de devalüasyonla sonuçlanmış, borsalar yüzde 20 ile 30 arası oranlarda düşmüştü.

 

Önümüzdeki dönemde benzer bir senaryoyu yaşayacağız ancak bu sefer FED sıkılaştırmayı yıllara yayacak ve küçük adımlarla yapacak. Gelişmekte olan ülkelere adapte olabilme fırsatı verilecek, borsa ve döviz hareketleri eğer önemli hatalar yapılmazsa kriz yaratmadan dengelenecek. Yıllar süren çıkış trendlerinin, en büyük kazanç fırsatlarının böyle dönemlerin arkasından geldiğini de senaryonun ikinci bölümü olarak ekleyelim.