« Geri

Alternatifsizliğin Alternatifi miydik? - 21.5.2014

Türkiye, Doğu Avrupa ile Mena bölgesinde yer alıyor. Çek Cumhuriyeti, Mısır, Yunanistan, Macaristan, Polonya, Rusya, Güney Afrika ile aynı ülke kategorisi içerisinde yer alıyoruz.  Bu ülkelere ek olarak kırılgan beşli içerisinde yer alan Endonezya, Brezilya ve Hindistan’ı eklediğimizde böyle bir sepetin içerisindeyiz.

2014’e girerken cari açık ve siyasi riskler nedeniyle Endonezya, Brezilya, Hindistan, Türkiye ve Güney Afrika dünyada en fazla düşen borsalar konumundaydı. Cari açık ve çıkan sıcak para ile artan enflasyonist endişelere faiz artırımları ile müdahale edildi. Cari açık, değer kaybeden ulusal para birimleri ve büyüme üzerine ilave faiz artırımları ile birlikte bu ülkelerin varlık fiyatları önemli ölçüde ucuzlamıştı.  Faiz artırımları sonrasında Türkiye ve Brezilya en yüksek faizi veren ülke oldu. Kırılgan beşli ülkelerinde yaşanan ekonomik dengesizlik bir yayılma etkisi yaratmadı. İlk çeyrekte AB’de büyümenin yeniden başlıyor olması, emtia fiyatları daralmadan büyümeye geçen Rusya ile önceden faiz artırmış Hindistan çekim merkeziydi. 

27 Şubat’ta Kırım krizinin patlak vermesi, Hindistan’da seçime doğru devam eden belirsizlik nedeniyle sıcak paranın park ettiği duraklardan en yüksek faiz veren Brezilya ve Türkiye’ye carry trade fırsatı ile geçildi. Ukrayna krizi 5 Mayıs’a kadar devam ederken,  Rusya  bu aralıkta dolar bazında % 10 değer kaybetti. Doğu Avrupa borsalarının tamamen yatay seyrettiği dönemde Ukrayna ile komşu olmayan ve bu ülke ile sınırlı bir ticaret ve enerji alış verişi faaliyetinde bulunan Türkiye dolar bazında %30 prim yaptı. Türkiye gibi siyasi risklerle uğraşan Brezilya ise iktidarın güç kaybetmesinden güç kazanarak %16 yükseldi. 

Ukrayna krizi gelişen ülkeler sepetinde kırılgan beşliyi ön plana çıkardı. Ukrayna’nın kırılganlıkları şimdi kırılgan beşliye göre oldukça avantajlı bir konuma geldi. Rusya’dan çıkan sıcak para, 200 baz puan gibi Rusya için oldukça yüksek faiz artırımı ile ekonomiyi ciddi bir şekilde baskılanmış durumda. Bu sene sıfıra yakın bir büyüme beklenirken, Mayıs’ta enflasyonun tepe yapması ile birlikte Haziran ayında faiz indirimi gerçekleşecek. ECB’nin faiz indirimi ve genişleyici adımları ihracatının %80’ini yapan Doğu Avrupa için büyük bir fırsat olacak. Hindistan’da yeni hükümet yeni umutlar konumundayken, seçimleri sona ermemiş Brezilya yine güçlü alternatifler olacak.

Türkiye alternatifsizliği bir alternatifi olarak çok fazla ön plana çıkmış olabilir. Fakat gelişen piyasalar içerisinde artık bir çok cezbedici alternatif var. Bu yüzden Mayıs ayından bu yana Türkiye diğer gelişen piyasalarında gerisinde bir performans sergiliyor. Bunun nedeni alternatifsizliğin alternatifi olan Türkiye’nin çok fazla alternatif içerisinde en pahalı tercih olmasından kaynaklıyor.