« Geri

FİYAT KAZANÇ ORANI - 14.2.2017

Borsaların temel fonksiyonlarından bir tanesi de yatırımların gelecek vaad eden, büyüyen, karlı sektör ve şirketlere yönelmesini sağlayarak kısıtlı kaynakların verimli kullanımına imkan sağlayacak altyapıyı oluşturmalarıdır. Diğer taraftan kötü yönetilen, teknolojik gelişmelere ayak uyduramayan, sermayesini verimli kullanamayan şirketlerden de zamanla yatırımlar çekilir, bu sayede paranın verimsiz sektörlere borsa üzerinden akışı engellenir. Bu mekanizmanın doğru çalışması için gerekli olan şeffaflığı düzenleyici otorite sağlar. Aracı kurumlar istihdam ettikleri analist ve araştırmacılarla yatırımcıları sürekli doğru sektör ve şirketlere yöneltmeye çalışır.

 

Bu süreçte şirketlerin temel rasyoları karşılaştırma ölçütü olarak kullanılır. Bu rasyolardan bir tanesi de pay değeri ile pay başına düşen karı karşılaştıran fiyat/kazanç oranıdır.

 

Ekonomiler dalgalı hareket etmeleri sebebiyle sürekli genişleme yaşamazlar. Durgunluk ve daralma sonrasında yaşanan genişleme döngüsü 5-10 yıl arasında tekrar eder. Güncel fiyat/kazanç oranı yerine son on yılın fiyat/kazanç ortalamasını kullanma önerisi ”Shiller” tarafından getirilmiş ve bu araştırma kendisine Nobel ödülü kazandırmıştır. Pay fiyatları ve karlardan ekonomik dalgalanma etkisi çıkarıldığında karşımıza gelecek 10 yılda borsa yatırımının ne kadar kazançlı olacağı hakkında bir fikir oluşabilir.

 

Shiller’in ortalama fiyat/kazanç oranı uç noktalara geldiğinde (27,6 ve üzeri), 150 yıllık Amerikan verisi ile yapılan araştırmalar sonraki on yıllık dönemde yüksek oynaklığın gözlendiğini ve getiri ihtimalinin çok düşük olduğunu söylemekte. Benzer şekilde tek haneli ortalama fiyat/kazanç oranında yatırımın yine tarihsel veriye bakarak 3 misli kazanç sağladığı görülmekte.

 

Amerikan endekslerinin rekorlar kırdığı bu günlerde ortalama fiyat/kazanç oranının 28’i geçmesi önümüzdeki on yıl için Amerikan piyasasına yatırımın çok riskli olacağını gösteriyor. Üstelik 2009 yılından beri yükselen yabancı piyasaların yakın dönemde ekonomik durgunluğa girmelerini beklemek çok da mantıksız değil.

 

Diğer taraftan yaklaşık dört yıldır yatay hareket eden bizim piyasamızın fiyat/kazanç oranları hem tarihsel hem de güncel rakamlarda iskontolu olduğumuzu gösteriyor. Yakın dönemde borsamızda yaşanan yükselişe rağmen gelişmekte olan piyasalarla karşılaştırdığımızda fiyat/kazanç oranımız hala yüzde 20 aşağıda.