2017 yılında güçlü getiriler sağlandı...


Yüksek getirilerin sağlandığı bir yılı geride bırakıyoruz. 2016 yılı kapanışının ardından 2017 yılı içerisinde görülen en yüksek seviyeler baz alındığında S&P %20, Dow Jones %26, Dax %18 getiri sağladılar. Asya piyasaları da yine yıl içerisinde yeni tarihi zive seviyeler elde ettiler. Yurtiçinde ise BIST-100 endeksi 2016 yılını 78.139 puandan kapattıktan sonra 2017 yılında 115.000 seviyelerine kadar yükseldi. Bu yükseliş %47 getiri anlamına geliyor.

 

Özellikle ABD’de Trump’ın başkan seçilmesinin ardından  kurumlar vergisinin %35’ten %20’ye indireleceği yönünde beklentilerin satın alınması borsaları yıl genelinde yukarı taşıdı. Buna ek olarak büyük merkez bankalarının piyasalarda endişe yaratacak bir aksiyon almamaları önemliydi. Yurtiçine baktığımızda ise, hükümetin büyümeyi desteklemek amacıyla uyguladığı cömert teşvikler talebi yukarı çekerken şirket karlılıkları da 2016 yılına göre oldukça yüksek seyretti.

 

Ancak 2017 yılı içerisinde olumsuz gelişmeler de olmadı değil. Yurtiçinde enflasyonun son 14 yılın en yükseğine çıkması, ABD ve Batılı ülkelerle yaşanan siyasi sıkıntılar ve jeopolitik riskler dönem dönem ortaya çıktı ve TL cinsi varlıklardaki değer kazanımlarını sınırladı. Hali hazırda BIST-100 MSCI Gelişen Ülkeler Endeksi’ne göre %37 iskontolou seyrediyor.

 

2018 yılı kolay geçmeyecek...

 

2018 yılı, 2017 yılına göre biraz daha zor geçmeye aday gözüküyor. Öncelikle iç tarafa baktığımızda, 2017 yılında yakalanan yüksek büyüme oranlarının 2018 yılında yakalanması oldukça zor. Buna ek olarak mali politikadaki gevşeme sonucu artan bütçe açığı, cari açığın genişlemesi ve çift hanelerde seyreden enflasyon gibi bir takım önemli sorunla karşı karşıya kalacağız. Bunlara ek olarak 2019’da yapılacak olan seçimler öncesinde iç siyasi gündeme ilişkin gelebilecek olumsuz gelişmeler risk oluşturabilir. Ve son olarak her ne kadar vize krizi çözülmüş olsa ABD ile bir çok knouda uyuşmazlık yaşanıyor. Aynı zamanda AB ile de mevcut problemler 2018 yılında tekrar gün yüzüne çıkabilir.

 

Küresel bazda risk iştahının bir süre daha yüksek seyretmesini bekleyebiliriz. Küresel büyümelerin sürdürülebilir olması ve faizlerin düşük enflasyonla birlikte iyi durumda olması neticesinde piyasalarda yukarı yönlü trendler devam edebilir. Yine de düşük volatilite ortamının çok daha uzun süreler sürdürülebilmesi zor görünüyor. Volatilitenin uzun dönem ortalamalarına geri dönmesi gibi bir durum söz konusu olabilir. Bu aşamada volatiliteyi ne gibi gelişmeler yükseltecek gibi bir soru karşımıza çıkıyor.  Buna neyin katalizör olacağını tahmin etmek oldukça güç. Ancak seçenekler arasında; siyasi ve jepopolitik gelişmeler, enflasyon görünümünde bozulmalar, küresel ekonomilere ilişkin gelebilecek olumsuz haber akışları ve FED’in beklenenden daha hızlı faiz artırması yer alabilir.

 

Yin de piyasa hem yurtiçi hem de yurtdışında olumlu makro performanslar nedeniyle hala cazibeli fırsatlar sunmaya devam ediyor. Gelişmiş ülkelerde büyümenin devam edeceğine yönelik beklentiler, düşük küresel enflasyon, FED’in ihtiyatlı faiz artırımları ve istikrarlı emtia fiyatları göz önünde bulundurulduğunda küresel gelişmeler piyasaları destekleyici unsurlar sunmaya devam ediyor. Bu açıdan bakıldığında ekonomik momentum küresel bazda karlılıkları desteklemeye yardımcı olabilir.

 

Özetle, 2018 yılı iç gündem olarak 2017 yılı kadar kolay geçmeyecektir ancak yurdışındaki pozitif görünüm risk iştahının bir süre daha yüksek seyretmesini ve gelişen ülke piyasalarına fon girişi sağlanmasına yardımcı olabilir.

 

2018 yılının sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesi dilekleriyle. Mutlu yıllar...