ABD odaklı yaşanan gelişmeler, piyasaları hareketlendiriyor

Küresel piyasalarda önemli gelişmelerin yaşandığı günler geçiriyoruz. Bu gelişmelerin odağının ABD olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.  Bu yılın başlarında 103 seviyelerinde olan dolar endeksi ve %2.63 seviyelerinde olan ABD 10 yıllık tahvil faizleri, Eylül ayı başlarında sırasıyla 91.00 ve %2.02 seviyelerine kadar geri çekildi. Ancak mevcut durumda dolar endeksi 95 üzerini test ederken, 10 yıllık tahvil faizleri ise %2.48’e kadar yükseldi. Peki bu düşüşler ve yükselişlerin altında yatan sebepler ne ?

 

Öncelikle ABD Başkanı Trump’a ilişkin değişen beklentilerin altını çizmek gerekiyor. Göreve geldikten bir süre sonra kendisine olan güven azalınca doların küresel bazda değer kayıplarını yaşadığını gördük. Buna ek olarak zayıf ekonomik veriler ve özellikle düşük enflasyon sonrası Fed’in bu yıl faiz artırımlarını beklenenden az yapacağına ilişkin beklşentiler hem dolar endeksinin hem de 10 yıllık tahvil faizlerinin düşüşünü destekledi. Mevcut konjonktüre baktığımızda ise tam tersi beklentiler söz konusu. Temsilciler Meclisi’nin bütçe tasarısını onaylamasının ardından vergi reformuna ilişkin olumlu beklentiler de artış gösterdi ve bu durum doların küresel bazdaki değer kayıplarını telafi ediyor. Diğer yandan son aylarda gelen makro veriler oldukça kuvvetli. Eylül ayına ilişkin açıklanan ortalama saatlik kazançlar verisi güçlü gelirken, 3.çeyrek büyümesi de beklentileri aştı. Diğer makro verilerde de güçlü seyirler söz konusu. Buna ek olarak mevcut Fed Başkanı Yellen ve üyeler ise her fırsatta düşük enflasyonun geçici olduğundan bahsediyorlar. Bu gelişmeler neticesinde Aralık ayında bir faiz artırımına neredeyse kesin gözle bakılıyor.

 

Kısa vadede fiyatları etkileyecek olan gelişme ise Fed Başkanlığı sürecinde yaşanacak. ABD Başkanı Trump son birkaç haftadır 5 aday isim ile görüşme gerçekleştirdi. Bu isimlerden Cohn, Warsh ve görev süresi Şubat ayında dolacak olan mevcut Fed Başkanı Yellen liste dışı kaldılar. Kalan iki adaydan Powell ise Taylor’a göre daha önde gözüküyor. Powell’ın nispeten güvercin bir görüş benimsediğini ve piyasa dostu bir isim olarak öne çıktığını söyleyebiliriz.

 

Euro Bölgesi’nde ise önemli gelişme geçen hafta yaşandı. Mevcut tahvil alım programı 60 milyar eurodan 30 milyar euroya düşürülürken bu programın 2018 yılı Ocak ayından başlayıp 9 ay devam edeceği ancak enflasyon beklenen toparlanma gelmezse programın süresinin uzatılabileceği belirtildi. Kısacası, Euro Bölgesi’nde ABD’de benzer bir şekilde beklentiler şekillenecek. Güçlü enflasyon euroyu destekleyecekken, zayıf enflasyon ise mevcut alım programının devam edeceği beklentisi ile euroyu zayıf kılacak.

 

Teknik seviyeler ne gösteriyor ?  

 

Dolar endeksinde 95.15 seviyelerinden kar satışları söz konusu. Burası yükselen kanal direnci olması nedenile kritik. Aşağda ise 94.10’da önemli destek var. Mevcut gelişmeler yukarı yönlü hareketleri desteklese de bu hareketlerin anlam kazanması için 95.15’in geçilmesi gerekiyor.

 

ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde ise %2.36-2.40 bölgesi destek bölgemizi oluşturuyor. Bu bölge altına sarkılmadığı sürece görünümde bir değişiklik olmayacaktır.

 

Yukarıda bahsettiğimiz gelişmelerin gelişen ülke varlıkları üzerindeki olumlu/olumsuz etkileri kaçınılamaz bir gerçek. ABD’de 10 yıllık tahvil faizleri ve dolar endeksinde yaşanan yükselişler sonrası gelişen ülke para birimleri üzerinde de baskı oluşuyor. Dolar kuru da bundan etkileniyor. Yuritçinde ara ara gelen olumsuz haber akışları ise bu momentumu güçlendiriyor. Dolar kuru bu gelişmeler neticesinde geçtiğimiz hafta içerisinde 3.84 seviyelerini test ederken, gelen kar satışlarının ardından 3.77 seviyelerine kadar geriledi. Burada teknik olarak 3.73-3.70 bölgesi kısa-orta vadeli destek bölgemiz. Bu seviyeler aşağı yönlü geçilmediği sürece yukarı yönlü momentumun devamı beklenebilir. Yukarıda ise 3.81-3.84 bölgesi kuvvetli direnç bölgemizi oluşturuyor.

 

BIST-100 endeksi ise yaşanılan olumsuz gelişmelerden çok fazla etkilenmedi ve yoluna devam ediyor. Burada BIST-100’ün benzerlerine göre yaklaşık %38 iskontolu işlem görmesinin etkisini hissediyoruz. 106.900 altına sarkılmadığı sürece pozitif eğilimin devamı beklenebilir. Bu aşamada gözler 110.000 seviyelerindeki tarihi zirvede olacaktır. Endekste teknik görünümün bozulması için 106.900 altında kapanış gelmesi gerekiyor.