Doğruya En Yakın Nokta Yanlış...

Yanlışların doğru, doğruların yanlış olduğu, iki kere ikinin dün dört, bugünse beş yaptığı günlerdeyiz. Bu yüzden bardak ne kadar dolu ne kadar boş, neyin doğru neyin yanlış olduğunu volatilite bittiği zaman anlayacağız. Volatilitenin bittiği değil, devam ettiği yerdeyiz. Doğruya en yakın olduğumuz nokta yanlışsa, yanlışa en yakın olduğumuz nokta doğruya yaklaştığımız yer olacak. Kısaca aşırı satımda cesur, aşırı alımda korkak davranmak gerekiyor.

Çin’de büyümenin %7’nin altına gerilemesi ve devalüasyonu sonrasında dünya alt üst oldu. Japonya ve Euro Bölgesinde tüm tahminler aşağı yönlü revize edildi teşvik programlarının bu revizeler sonrasında devam edeceği beklentisi hakim oldu. ABD’de istihdam ortalamalara göre %33 oranında geriledi. FED enflasyon ve faiz artırım beklentilerini düşürdü ve üzerine iki ay 200 bin ortalamasının altında istihdam kalınca; altın muamelesi gören dolar şimdi teneke muamelesi görmeye başladı. Yani dün doğru olan dolar, bugün yanlış oluyor. Maalesef dünya bir şekilde düze çıkmayacak ve doğruyu bulamayacak. Dünyanın en hızlı büyüyen gelişmiş ülkeleri bile kağıttan kule gibi.  Bu da gelişen piyasalar için nefes alma aralıkları oluşturuyor. Çünkü tüm dünyadan gelişen para birimleri dolar karşısında değer kaybedince emtialar, değerli madenler düşüyor. Doların değer kazanması gelişen piyasalar için çifte baskı yapıyor.

Yılın son çeyreğine girerken, FED’in seri faiz artırımına gidemeyeceğini ve gitse bile en ufak sallantıda panikleyeceğini ama asla kendinden emin olamayacağını gördük. Bu da finansal volatilitenin devam etmesine neden olacak. Dolarda aşırı değer kaybının nedeni de sanıyoruz ABD ekonomisinin çok kolay bir geçişgenlik içerisinde olması.